Olağanüstü hâl (OHAL) Uygulaması Neyi Hedefliyor?
Yorum
Yayınlanma Tarihi : 24 Temmuz 2016 Pazar
Olağanüstü hâl (OHAL) Uygulaması Neyi Hedefliyor?
Yaşanan darbe girişiminin ardından suçluların süratle yakalanıp adalete teslim edilmesi ve yeni bir tehdit ortamının doğmaması için uygulamaya konan OHAL ile ülkede hızla huzur ve sükunetin sağlanması, ekonomide çarkların hızlanması, üretim ve istihdamın artması hedefleniyor.

Daha önce hiç ülke genelinde ilan edilmemiş olan OHAL, Türkiye tarihinde güneydoğu bölgeleri ve PKK'ya karşı yürütülen operasyonlarla özdeşleşmiş bir uygulama idi. Ancak 15 Temmuz gecesi demokrasimize ve milli iradeye karşı yaşanan darbe girişiminin ardından, Türkiye genelinde 81 ilde 21 Temmuz 2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren 90 gün süreyle olağanüstü hâl ilan edildi.

 

Olağanüstü Hal Kanunu'nun 3. maddesinin (b) bendinde; “Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması hallerinde, Milli Güvenlik Kurulu’nun görüşünü de aldıktan sonra, Yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan  edebilir” hükmü yer alıyor. Buna göre, 15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişiminin ardından Türkiye'de 3 ay süreyle olağanüstü hâl (OHAL) ilan edilmesi ile ilgili Başbakanlık Tezkeresi TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.

 

Olağanüstü hâllerde yasama alanında hükümetin yetkisi kanun hükmünde kararnameler (KHK) aracılığıyla artırılıyor. Kanunun 4’üncü maddesine göre, “OHAL’de Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Anayasa’nın 91’inci maddesindeki kısıtlamalara ve usule bağlı olmaksızın, kanun hükmünde kararname çıkarabilir. Resmi Gazete’de yayımlanıp, TBMM’nin onayına sunulur.”

 

"Olağanüstü hal süresince, Cumhurbaşkanı'nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda Anayasanın 91 inci maddesindeki kısıtlamalara ve usule bağlı olmaksızın, kanun hükmünde kararnamemeler çıkarabilir" denen kanunda kararnamelerin Resmi Gazete'de yayımlandıktan sonra TBMM'nin onayına sunulacağı ifade ediliyor.

 

Normal dönemlerde çıkarılan kararnameler Başbakan başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılırken, olağanüstü hâl dönemlerinde yetki Cumhurbaşkanı'na devrediliyor ve Cumhurbaşkanı'nın topladığı Bakanlar Kurulu kararnameleri çıkarıyor. Ancak olağanüstü hâl döneminde çıkarılan kararnamelerin de mutlaka Meclis onayından geçmesi gerekiyor ve bu durumda bile yasama organı olan Meclis'in görev ve yetkileri başka bir kuruma devredilmiyor.

 

Olağanüstü hâllerde çıkarılan kararnamelerin denetimi ise normal dönemlere göre sınırlı. Normal kararnamelerin siyasal denetimini Meclis, yasal denetimini ise Anayasa Mahkemesi yapıyor. Olağanüstü hâlde ise kararnamelerin anayasaya aykırılığı iddiasıyla herhangi bir dava açılamıyor.

 

Hazırlanan olağanüstü kanun hükmündeki kararname Meclis'e geldikten sonra TBMM iç tüzüğüne göre en geç 30 gün içerisinde karara bağlanması gerekiyor:

 

"Komisyonlarda ve Genel Kurul'da diğer kanun hükmünde kararnamelerle, kanun tasarı ve tekliflerinden önce, ivedilikle en geç otuz gün içinde görüşülür ve karara bağlanır. Komisyonlarda en geç yirmi gün içinde görüşmeleri tamamlanmayan kanun hükmünde kararnameler Meclis Başkanlığı'nca doğrudan doğruya Genel Kurul gündemine alınır."

 

Olağanüstü hâl kanunu  uyarınca 'Şiddet hareketlerinde alınacak tedbirler' kapsamında valilerin yetki alanlarının genişletilmesi öngörülüyor.

 

Alınabilecek bazı tedbirler kanunda şöyle sıralanıyor:

· Kişilerin; üstünü, araçlarını, eşyalarını aratmak ve bulunacak suç eşyası ve delil niteliğinde olanlarına el koymak.

· Güvenliklerinin sağlanması gerekli görülen tesis veya teşekküllerin bulunduğu alanlara giriş ve çıkışı düzenlemek, kayıtlamak veya yasaklamak.

· Olağanüstü halin ilanına veya devamına sebep olan hallerin Türkiye Cumhuriyeti sınırları ve mücavir (komşu) yurt bölgelerimiz üzerinde cereyan etmesi ve eylemcilerin eylemlerini müteakip komşu ülke topraklarına sığındıklarının tespit edilmesi durumunda sınır ötesi harekat planlayıp icra etmek.

· Kamu düzeni veya kamu güvenini bozabileceği kanısını uyandıran kişi ve toplulukların bölgeye (Olağanüstü hâl bölgesine) girişini yasaklamak.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, olağanüstü hâl ilan edildiğini açıkladıktan sonra yaptığı konuşmada "Olağanüstü hal sürecinde, temel hak ve özgürlükler noktasında asla bir kısıtlama söz konusu değildir. Böyle bir şey yoktur. Bunun garantörü biziz" dedi. Başbakan Binali Yıldırım ise ilan edilen Olağanüstü Hal’in bundan önceki dönemlerde olduğu gibi vatandaşa ve bireylerin özgürlüklerini kısıtlamaya yönelik olmadığını tam tersine bunları teminat altına alabilmek için darbe teşebbüsünden sonra ortaya çıkan durumda “devletin kendisine olağanüstü hal ilan ettiğini” ifade etti.

 

Yaşanan darbe girişiminin ardından suçluların süratle yakalanıp adalete teslim edilmesi ve yeni bir tehdit ortamının doğmaması için uygulamaya konan OHAL ile ülkede hızla huzur ve sükunetin sağlanması, ekonomide çarkların hızlanması, üretim ve istihdamın artması hedefleniyor. 

 

 


Görüntülenme : 590



Yorum Yazın
Ad Soyad:
Email:
Yorum:

Henüz yorum yapılmamış.