İsrail Su Teknolojisinin Gelişimi: Krizden Liderliğe
Yorum
Yayınlanma Tarihi : 17 Ağustos 2016 Çarşamba
İsrail Su Teknolojisinin Gelişimi: Krizden Liderliğe
Kuraklık problemi, on yıldan az bir süre zarfında İsrail’in uzun vadedeki finansal kapasitesini çıkmaza sokan liste başı tehditlerinden birisi olarak kabul edilmekteydi.

Ocak 2015 tarihindeki verilere göre, kahverengi tonları, Akdeniz Bölgesi'ndeki 2002-2015 yılları arasındaki ortalama su depolamadaki azalımı göstermektedir. Birim olarak santimetre alınmıştır.

 

Kuraklık problemi, on yıldan az bir süre zarfında İsrail’in uzun vadedeki finansal kapasitesini çıkmaza sokan liste başı tehditlerinden birisi olarak kabul edilmekteydi. Küresel iklim değişikliğinin bölgedeki olumsuz etkilerinin haberlerde sıkça yer almasına ek olarak NASA’nın Doğu Akdeniz Bölgesi’nin son 900 yılın en kötü kuraklığının ortasında olduğunu açıklayan raporunun yayınlanması, artan kriz beklentisini de beraberinde getirdi. Tüm olumsuz senaryoların aksine, İsrail, krizi fırsata çevirmeyi başararak kuraklığa karşı olan mücadelesini kazanmakla kalmayıp daha da geliştirmeyi başardı. Bu başarı hikayesinin ardında yatan su teknolojisine yapılan yatırımlar, Israil’in kısa sürede küresel su lideri sıfatını elde etmesini sağladı.

 

Su Teknolojisinin Gelişim Nedeni

1948’de muhalif komşularıyla çevrelenen İsrail, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından kalkınmaya çalışan dünya ülkelerine karşın ilk defa bağımsız konumda bulunmaktaydı. Tarımın şehirleşen dünya tarafından geçmişle ilişkilendirildiği bu dönemde bağımsızlığını yeni kazanan İsrail, diğer dünya ülkelerinden farklı olarak tarımı ekonomik gücünün merkezinde ve ülke kalkınmasında önemli bir araç olarak kabul etti. Sanayileşen birçok devlette tarım arazisinde yıllar geçtikçe azalma gözlenirken, İsrail’in toplam tarım arazi miktarı artmaktaydı. 

 

Ancak, İsrail’in artan tarım arazisiyle birlikte devamlılık gösteren nüfus artışı, ülkenin su kapasitesinin zorlanmasını da beraberinde getirdi. İsrail’in sayılı güvenilir temiz su kaynaklarından olan Celile Denizi’nde suyun hızla azalması ve 2010 yılı itibariyle denizden tuz sızıntısının başlaması, söz konusu su kaynağının ilelebet kullanılamayacağını gösterdi.

 

Etkin Çözüm: Suyu Tuzdan Arındırma

Karşılaşılan riske karşı alınan koruma önlemleri ve atık suların yeniden değerlendirilmesi İsrail’in su altyapısının yeniden şekillenmesinin temel taşlarındandı. Suyu tuzdan arındırma yöntemi, ülkeyi kuraklık yükünden kurtarmakla kalmayıp ihtiyaç duyulandan daha fazla temiz su üretiminde esas rolü üstlendi.

 

Yazar Rowan Jacobsen, İsrail’i su kaynakları konusunda düzlüğe çıkaran temel etmenin dünyanın en büyük ters geçişim (RO) deniz suyu arıtma tesisi olan Sorek Arıtma Tesisi olduğunun altını çiziyor. Bu kapsamda, su kaynaklarının kısıtlı olduğu bölgelerde tuzdan arındırma yöntemi, yeraltı su kaynaklarının tükenmesini önleme ve ekonomiyi ayakta tutma hedeflerinde tek yol olarak kabul ediliyor. Tuzdan arındırmaya yönelik eleştirilerin başında ise belirtilen teknolojinin uzun süreli kullanımının pahalılığı ve enerji kullanım yoğunluğu gösteriliyor. Eleştirilere yanıt niteliği taşıyan David Talbot’ın MIT teknoloji incelemesi, Sorek Arıtma Tesisi’nin kaydedilen en ucuz deniz suyu arıtma tesisi olduğunu belirtiyor.

 

Su Teknolojisindeki Liderlik

Sorek Tesisi’nin baş müteahhidine göre, sonuçlar, büyük çaplı bir ulusal başarıyı göstermeye ek olarak şirket için dünya çapında büyük iş potansiyellerini de beraberinde getiriyor. Firmanın iş ortağı olan IDE Amerika Şirketi’nin, San Diego’nun dışında Carlsbad Arıtma Tesisi tasarlaması, bu iş potansiyelinin önemli adımlarından birini temsil ediyor. Çevresindeki bölgeye yaklaşık olarak 50 milyon galon temiz su sağlayan bu tesis, kendisini Kuzey Amerika’nın en büyük tesisi olarak beyan etmekte.

 

Bu durum, Israil açısından tam bir dönüm noktası olarak kabul edilebilir. 2004 yılında, ülkenin su ihtiyaçları yağmur suyu ve yer altı su tabakalarına dayanmaktaydı. Şimdi ise, İsrail’in temiz su ihtiyacının yarısının bu yılın sonuna kadar Sorek’e ek olarak, üç tuzdan arındırma tesisi ve yakında açılması planlanan diğer tesisler aracılığıyla karşılanması bekleniyor.

 

İsrail’in tuzdan arındırma ve su verimliliği alanlarındaki gelişimi, temiz su elde etme yöntemleri açısından öncü bir çalışma olarak kabul edilebilir. İsrail şirketi olan Netafim’in Kaliforniya’nın San Joaquin Vadisi’ndeki başarısı, gerek vatandaşlara gerekse işletmelere temiz su sağlamanın önemini vurgulamakla kalmayıp bölgedeki çiftçilerin yıllardır zorlandığı azalan su miktarı problemine büyük oranda çözüm sağlamıştır. Ortadoğu bölgesinde siyaset yerine çevre odak nokta olarak alındığında, İsrail, su teknolojisindeki öncü kimliğiyle, gün geçtikçe belirginleşen ve tüm dünya için kritik bir tehdit unsuru olan iklim değişikliğiyle mücadele etmenin yollarını göstermektedir. Bu teknolojiyi aynı derecede su sorunu yaşayan komşularına da sunması bölgede örnek olacak bir dayanışmanın perdesini aralayabilir.

 

Kaynakça:

Leon Kaye, Israel, the Water Superpower, August 9th, 2016, http://www.triplepundit.com/2016/08/israel-water-superpower/

 

Ellen Gray, NASA Finds Drought in Eastern Mediterranean Worst of Past 900 Years, March 1, 2016, http://www.nasa.gov/feature/goddard/2016/nasa-finds-drought-in-eastern-mediterranean-worst-of-past-900-years


Görüntülenme : 2004



Yorum Yazın
Ad Soyad:
Email:
Yorum:

Henüz yorum yapılmamış.